Kararakt Nedir? Katarakt Sebepleri, Belirtileri ve Tedavisi


Katarakt Nedir? 

Kataraktın ne olduğunu daha net anlamak adına insan gözü anatomisi yüzeysel olarak bilinmelidir. İnsan gözünün en dışında “kornea” denilen saydam bir tabaka vardır. Korneanın arkasında renkli “iris tabakası” bulunur. Renkli tabakanın ortasında siyah bir yuvarlak vardır. Bu yuvarlağın arkasında da saydam bir mercek bulunur. Merceğin işlevi gelen ışığı toparlayıp retina tabakasına iletmektir. 

Katarakt göz bebeğinin arkasında bulunan bu merceğin zaman içerisinde şeffaflığını yitirip matlaşmasıyla oluşan, matlaşan lensten yeterli ışığın geçememesiyle görme bozukluğuna yol açıp hayat kalitesini düşüren bir göz hastalığıdır. Katarakt oluşumu merceğin bir kısmında ya da tamamında görülebilmektedir. Katarakt körlüğe sebep olmaz ve bir gözde görüldüğü için diğer göze sıçramaz. Her iki gözde de oluşabilir ancak gözler birbirini tetiklemez. 

Katarakt Sebepleri

Katarakt nedenleri; yaşa bağlı katarakt, doğuştan katarakt, ikincil katarakt ve travmatik katarakt olmak üzere 4'e ayrılır.

  • Yaşa Bağlı Katarakt: Katarakt %95 yaşlılarda görülür. Zaman içerisinde mercek saydamlığını kaybeder ve işlevini yapamaz hale gelir. 50’li yaşlarda belirtileri başlar ancak görmeyi engelleyecek seviyeye ulaşması uzun zaman alır. 
  • Doğuştan Katarakt: Yaşlılar haricinde bazen yeni doğmuş bebeklerde de katarakt hastalığı görülebilmektedir. Doğumsal katarakt olarak adlandırılan bu duruma sebep olan genellikle annenin hamilelik sırasında enfeksiyon kapması ya da annenin kullandığı ilaçlar gösterilebilir. Herhangi bir sebep olmadan da lens tek ya da çift taraflı olarak saydamlığını kaybedebilir. Akraba evliliği, anne karnında geçirilen hastalıklar ve mikrobik durumlar da doğuştan katarakt oluşumuna neden olabilir. 
  • İkincil (seconder) Katarakt: İkincil kataraktlar doğuştan ya da yaşlılıktan kaynaklanmayan, kişinin hastalıklarının ve bu hastalıklarında kullandığı ilaçların yol açmasıyla oluşur. Şeker hastalığı, göz içi iltihabı, yüksek tansiyon, çok fazla güneş ışığına maruz kalınması, radyasyonla yakın temasta bulunulması ve uzun süreli kortizonlu ilaç kullanımı ikincil kataraktlara sebep olmaktadır. 
  • Travmatik Katarakt: Göze alınan darbeler sonucunda oluşabilen, etkisini göstermesi kimi zaman yıllar bulan katarakt türüdür. 

Katarakt Belirtileri 

Kataraktın bir çok belirtisi vardır. Ancak tüm belirtiler bir anda görülmeyebilir. Kişinin yaşı, sağlık durumu ve göz merceğindeki yapısal değişikliğin boyutu farklı belirtilerle doktora gidilmesine sebep olabilir. Katarakt bir anda ilerleyen bir hastalık değildir. Özellikle lensin bir kısmında bozulma başlamışsa belirtileri fark etmek oldukça zordur. 

  • Kataraktın en büyük belirtisi yavaş yavaş görme yetisinde azalmalar meydana gelmesidir.
  • Normalde gözlüksüz yakını göremeyen kişinin yakını görmeye başlamasıyla da katarakt kendini gösterebilir. Kataraktın erken döneminde oluşan bir belirtidir ve özellikle yaşa bağlı katarakt oluşumunda görülür.
  • Gece görmelerinde bozulma; araba farlarından gelen ışıkların saçılması ya da lambaların ışıklarının etrafa dağılmış şekilde görülmeye başlanması
  • Çift görme probleminin başlaması
  • Güneşli ortamlarda görüntünün bozulup dağılması
  • Renkleri soluk görmeye başlama,
  • Görüşte bulanıklaşma
  • Gözlük numaralarında ani değişimlerin meydana gelmesi 

Katarakt Türleri

En sık rastlanan katarakt türleri şunlardır: 

  • Arka kapsül Katarakt: Göz merceğinin arka kısmında oluşur. Bu katarakt türü diyabet hastalarında ve yüksek dozda steroid ilaçları kullanan kişilerde sıklıkla görülür.
  • Nüklear Katarakt: Genellikle ilerleyen yaşa bağlı oluşan katarakt türüdür. Merceğin orta kısmında matlaşma olur ve görme bozuklukları başlar.
  • Kortikal Katarakt: Genellikle göz merceğinin dış kısımlarından başlar zamanla tüm merceğin matlaşmasıyla sonuçlanır. Şeker hastalığı olan kişilerde sıklıkla görülmektedir. 

Katarakt Tedavisi 

Katarakt hastalığı merceğin saydamlığının kaybolması ile oluşur. Peki, katarakt nasıl tedavi edilir? Kataraktın tedavi edilmesi için uygulanabilecek tek yöntem cerrahi müdahaledir. İlaçla, damlayla ya da farklı yöntemlerle tedavisi günümüz teknolojisinde henüz mümkün değildir. Her hastaya aynı cerrahi müdahale uygulanmaz. Cerrahi müdahalenin şekli hastanın yaşına, gözün durumuna ve kullanılacak mercek türüne göre farklılaşabilmektedir. Katarakt ameliyatı ile ilgili göz doktoru ve hasta konuşarak doğru kararı vermelidir.  

Katarakt yavaş yavaş kötüleştiği için hastalar genellikle son noktaya kadar ameliyatı erteleme yönünde eğilim gösterirler ancak hastanın şeker hastalığı da varsa, katarakt hızlı bir şekilde kötüleşecektir. Bu sebeple doktor ve hasta genel bir değerlendirme yapmalıdırlar. Unutulmaması gereken konu katarakt ameliyatlarının başarı yüzdesinin çok yüksek olduğu ve özel bir hastalığınız yok ise görme probleminizi çok büyük oranda düzelteceğidir. Ameliyat olmak için kataraktın iyice ilerlemesini beklememek gerekir. Katarakta bağlı göz tansiyonu yükselebilir, ya da matlaşan lens tabakası göz içerisinde dağılabilir. Üstelik ameliyatlar da çok daha zorlu geçmektedir. 

Katarakt Ameliyatı Yöntemleri  

  • Fakoemülsiyon (Fako): En çok tercih edilen, son teknoloji kullanılarak uygulanan cerrahi yöntemdir. FAKO yönteminde yapılan ameliyatta klasik cerrahide olduğu gibi dikiş yoktur. FAKO’lu ameliyatta özel bir cihaz kullanılır. Bu yöntem halk arasında lazerli yöntem olarak bilinse de bu teknikte, gözün en dış tabakası olan “kornea” da 3 mm’den küçük bir kesi açılır. Bu kesiden lensin zarı çıkarılır. Kataraktlı lens, gözün içindeyken emilir ve yerine aynı fonksiyonu sağlayacak suni, katlanabilir bir mercek takılır. FAKO cerrahi yönteminde, spesifik durumlar dışında anestezi uygulanmaz. Hastanın gözüne damla sıkılır ve sonrasında ameliyat başlar. Ameliyat ortalama 5-20 dakika sürer ve açılan kesik çok küçük olduğu için hasta hızla iyileşir. Ameliyat sırasında hasta acı veya ağrı hissetmez. Sadece göze küçük dokunmalar hissedilebilir. Operasyon sırasında doktorunuzla iletişim kurabilecek durumda olursunuz. Kesinin boyutunun küçük olması gözde anatomik bozuklukların oluşmasını engeller ve astigmat oluşumu gibi bir problemle karşılaşılmaz. Hasta ertesi gün günlük hayatına geri dönebilir. 
  • Ekstrakapsüler Cerrahi: Dikişli katarakt ameliyatı olarak da bilinmektedir. Bu yöntemin uygulanması için kataraktın iyice olgunlaşması gerekir. FAKO tekniğine göre kataraktlı hastanın korneasında daha büyük bir kesi açılır. Lensin en çok matlaşan kısmı dışarı çıkarılarak kalan kısımlar emilir. Temizlenen doğal lensin yerine suni bir mercek yerleştirilir. Zaman içerisinde gözün bir parçası haline gelir ve ışıkları retinaya odaklayarak görme bozukluğunu düzeltir. Dikiş atılır ve ameliyattan bir süre sonra bu dikişlerin çıkarılması gerekmektedir. Kesik boyutunun fazla olması gözde anatomik bazı bozukluklara sebep olmaktadır. Dikiş yapılması da göze zarar verir ve astigmat oluşumuna sebep olabilir. Bu yöntemle ameliyat edilen hastanın, FAKO tekniği kullanılarak ameliyatı yapılmış hastaya göre iyileşme süreci daha uzun zaman alır. Eskiden başvurulan bir cerrahi yöntemdir, artık tercih edilmemektedir. 

Kataraktan Korunma Yolları 

Şuan için kataraktan korunma yolları kesin olarak bilinmemekle beraber, katarak oluşumun sebeplerinden yola çıkarak uzmanların bazı tavsiyeleri bulunmaktadır. Sağlıklı beslenerek, alkol ve sigara alışkanlıklarından vazgeçerek, güneş ışığının etkilerini azalmak için güneş gözlüğü kullanarak kataraktın oluşmasının önüne geçilebilir, en azından süreci yavaşlatabiliriz.

Doktora danışmadan kesinlikle kortizonlu ilaç kullanılmamalıdır çünkü kortizonlu ilaçlar katarakt oluşumuna sebep olabilir.


Puan:

Kararakt Nedir? Katarakt Sebepleri, Belirtileri ve Tedavisi
Puan: 4.8 (11oy )