Obezite Tipleri Nelerdir? Obezite Nasıl Hesaplanır?


Obezite Tipleri Nelerdir?

Obezite hastalığının oluşumunu belirleyen tek bir unsur yoktur; kişinin yaşı, cinsiyeti ve sağlık geçmişi bu rahatsızlığın seyrini etkileyebilir. Bu sebeple bu değişkenler doğrultusunda obezitenin farklı sınıflandırılmaları yapılmıştır. 

Obezitenin meydana gelme sebeplerine göre yapılan sınıflandırmada 3 ayrı obezite türünden bahsetmek mümkündür.

  1. Genetik Obezite Genetik yatkınlıklardan ya da genetik olarak eksikliklerden kaynaklanan obezite türüdür. Ailesinde obez olan kişilerin; ailesinde obezite hastası olmayan kişilere göre fazla kilolu olma ihtimali %8 oranında daha fazladır. Genel kanının aksine, genetik faktörlerin yol açtığı obezite çok nadir görülmektedir. Bazı kişiler genetik olarak kilo almaya müsait olabilirler ancak bu yatkınlık beslenmeye dikkat ederek, hayat tarzını değiştirerek ve egzersiz yaparak kontrol altına alınabilir. Genetik yatkınlık obezite üzerinde etkilidir ancak tek belirleyici değildir.
  2. Birincil (Primer) Obezite Genetik, hastalık vb. tüm faktörlerden bağımsız olarak, kişinin hayat tarzından kaynaklanan; çok yemesi ve yeterli derecede enerji harcamamasıyla meydana gelen obezite türüdür. Beslenme bozukluklarının sebep olduğu obezitenin bu türünde; kişi tükettiği şekerli, yağlı ve hazır yiyecekler sebebiyle bu hastalığa yakalanmıştır.
  3. İkincil (Sekonder) Obezite Primer obeziteden farklı olarak sadece kişinin beslenmesiyle değil, kişinin hormonal bozuklukları sebebiyle gelişen obezite tipidir. Basit obeziteye oranla daha seyrek görülmektedir. Sekonder obeziteye sebep olan hormonal problemin tespit edilmesi ve bu doğrultuda tedavi uygulanması gerekir. Sekonder obez hastaları doğru tedavi uygulanmadığı zaman doğru beslenme ve egzersiz programı uygulasalar dahi kilo veremeyebilirler. İnsülinin fazla salgılanması, tiroit hormonunun gereğinden az salgılanması ve leptin direnci gibi hormonsal problemler sekonder obezite sebepleri arasında gösterilebilir. 

Çağın en yaygın hastalıkları arasında yer alan obezite, çocukluk döneminde de başlayabilmektedir. Yağ hücrelerinin oluşum ve gelişimine göre obezite 2 ayrı türde sınıflandırılmıştır.

  1. Hiperplastik Obezite çocukluk çağında başlayan obezite türü olarak tanımlanabilmektedir. Genetik faktörler, yanlış beslenme, hareketsizlik ve tüm bu unsurların birleşmesi obezitenin görülme yaşını düşürmüştür. Bu tür obez hastalarında yağ hücrelerinin sayısı artar ve çocuklukta obezite problemi başlayan kişilerin ileriki dönemde de kilo probleminin devam etmesinin ihtimali yüksektir; çünkü yağ hücreleri oluşunca diyet yapmak bu hücrelerin sayısını azaltmaz sadece hücrelerin daralmasını sağlar. Ayrıca çocukluk döneminde obez olan kişilerin ergenlik dönemine daha erken girmesi ile obezite arasındaki ilişki araştırılmaya devam etmektedir.
  2. Hipertrofik Obezite Obezite hastalığını bu türü yetişkin kişilerde görülür. Kişinin hayat şekli, beslenmesi, ortaya çıkan hastalıkları vb. unsurlar sebebiyle kişinin aşırı yağlanması durumudur. Çocukluk döneminde ortaya çıkan obeziteden farklı olarak, yetişkinlerde yağ hücrelerinin sayısı artmaz, sadece mevcut yağ hücreleri genişler. 

Yağların vücuttaki dağılımına ve vücut şekillerine göre de obezite 2 ayrı türde görülmektedir.

  1. Abdominal (elma tipi) Obezite; merkezi şişmanlık olarak da bilinen bu obezite türünde fazla yağlar karın ve bel bölgesi etrafında toplanmaktadır. Erkeklerde daha sık görülen bu obezite tipi; bel bölgesinde biriken yağlar organların çalışmasını etkileyebilecek toksinlerin üretilmesine sebep oldukları için kanser türlerine, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini arttırır.
  2. Jinoid (armut tipi) Obezite; Daha çok kadınlarda görülen obezite türüdür, bu obezite türünde yağlar kalça, basen ve bacaklarda toplanmaktadır. Armut tipi vücut şeklini oluşturan yağlar, abdominal obeziteye oranla daha tehlikesizdir; kalp krizi ve kanser gibi ölümcül hastalıkları daha az tetikler. 

Obeziteyi Önlemek İçin Neler Yapılmalı?

  • Geç saatlerde özellikle yağlı ve hazır yiyecekler tüketilmemeli
  • Günde en az 1,5 lt su içilmeli ve tuz alımı azaltılmalı
  • Kalori alımı kontrollü bir şekilde yapılmalı
  • Sebze ve meyve tüketimine özen gösterilmesi
  • Trans yağlardan uzak durulmalı, makul ölçülerde faydalı yağlar tüketilmeli
  • Protein tüketimi arttırılmalı, karbonhidrat tüketimi kısıtlanmalı
  • Metabolizmanın uyanması adına mutlaka kahvaltı yapılmalı
  • Şekerli, asitli ve kremalı içeceklerden uzak durulmalı
  • Mutlaka hareket edilmeli ve spor günlük hayatın parçası haline getirilmeli.
  • Düzenli kilo kontrolü yapılmalı
  • Stresten uzak durulmalı, duygu durumlarındaki değişimlerden kaynaklı yemek yeme alışkanlığı bırakılmalı
  • Evde oturularak geçirilen zaman azaltılmalı, ekran karşısında çok vakit geçirilmemeli 

Obezite Hangi Hastalıklara Yol Açar?

Obezite kişinin sağlığını olumsuz yönde etkileyerek, bir çok hastalığa neden olabilmektedir. Kişinin bilinçlenmesi, doğru bir tedavi programı uygulaması bu hastalıklardan mümkün oldukça daha az zarar görmesini sağlar. Obezitenin sebep olduğu başlıca hastalıklara örnek olarak; Koroner arter hastalığı; tip 2 diyabet, kanser, yüksek tansiyon, gut, uyku apnesi, eklem problemleri, karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları, depresyon ve insülin direnci gibi hastalıklar gösterilebilir. 

Tip 2 Diyabet Aşırı kilo ve hareketsizliğin temel sebep olduğu tip 2 diyabet hastalığı, vücudun yeterli insülini üretememesinden kaynaklı kan şekerinin yükselmesi olarak tanımlanabilir. Erken ölüm riski, felç, körlük, böbrek hastalıkları en belirgin sonuçlarıdır. 

İnsülin Direnci Kan şekeri normal olduğu halde, insülinin fazladan salgılanması olarak bilinen insülin direnci obezite hastalarında çok sık görülen bir rahatsızlıktır. İnsülin direnci olan kişiler hormonal bozukluk sebebiyle kilo vermekte zorlanırlar. Özellikle yağların bel ve karın bölgesinde toplandığı “abdominal obezite” türünde insülin direnci görülme oranı daha yüksektir. Doktor kontrolü altında kilo verildiği takdirde insülin direnci ortadan kalkacaktır. 

Koroner Arter Hastalığı Damarların tıkanması ve kalbe yeterli miktarda oksijen gitmemesiyle oluşan koroner arter hastalığına yakalanma riski, vücut kile endeksi arttıkça yükselmektedir. Ani ölüm riski taşıyan bu hastalık kalp yetmezliği ve kalp krizine neden olmaktadır. 

Yüksek Tansiyon Kan basıncının artması olarak bilinen yüksek tansiyon, çeşitli kalp ve damar hastalıklarına neden olabilen tehlikeli ancak kilo verilmesiyle geçebilecek bir hastalıktır. 

Ostreoartrit Fazla kiloların eklemlere ekstra basınç yapmasıyla, eklemlerde görülen aşınma ve kireçlenme olarak bilinen ostreoartit hastalığının semptomları, kişinin kilo vermesi ve eklemlere binen yükün hafiflemesiyle azalabilmektedir. 

Uyku Apnesi Uyku apnesi fazla kiloyla bağıntılı solunum yolu hastalıklarından biridir. Bu hastalığa sahip olan kişilerde aşırı horlama ve uyku esnasında nefes alamama gibi problemler görülür. Kalp krizi ve ani ölümlere sebep olabilir. 

Kanser Obezite ve kanser arasındaki ilişki üzerine çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Şimdiye kadar yapılan araştırmalar sonucunda Obezitenin; yutak kanseri, pankreas kanseri, kolon kanseri, menapoz sonrası dönemde göğüs kanseri, safra kesesi kanseri, böbrek kanseri vb. kanser türlerinin oluşmasını sağladığı; neden olduğu veya tetikleyici olduğu saptanmıştır. 

Kişinin ruhsal ve fiziksel sağlığını bozan obezite hastalığının sebep olduğu ve tetiklediği hastalıklar elbette bu kadar değil. Peki obezite başka hangi hastalıklara neden olur Hormon bozukluklarından kaynaklı aşırı kıllanma, astım, adet dönemi düzensizlikleri, anoreksiya gibi hastalıklara da neden olduğu bilinen obezite ciddi sonuçları olan bir rahatsızlıktır ve kesinlikle ihmal edilmemelidir. 

Obezite Nasıl Hesaplanır?

Obezite hesaplama ile ilgili kullanılan farklı yöntemler vardır. Bunlardan en yaygın olarak kullanılan yöntem Dünya Sağlık Örgütü tarafından da kullanılan Vücut Kitle İndeksi (VKİ)  diğer bir deyişle Beden Kitle İndeksi (BKİ) olarak bilinen yöntemdir. Ancak son dönemlerde kilonun dağılımının hastalıklara olan etkisinin daha çok araştırılmasıyla birlikte bel çevresi ölçümüne göre de obezite hesaplanabilmektedir. Bu yöntemin ön plana çıkmasının temelinde özellikle karın ve bel çevresinde toplanan yağların tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve kalp damar hastalıkları risklerini arttırdığının gözlenmesidir. 

  • Vücut Kitle İndeksi Bu hesaplamada kişinin kilosu için kg, boyu için m birimleri kullanılır. Kişinin kg cinsinden vücut ağırlığının, boyunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesap yapılır. Çıkan sayı değerine göre kişinin zayıf mı, normal mi, kilolu mu obez mi olduğu standart değerlere göre saptanır. Uluslararası sınıflandırmaya göre, hesaplama işleminden çıkan sonuç 18,50 değerinden küçükse kişi zayıftır, 18,50 ile 24,99 arasındaysa kişi normal kilodadır, 25 ve 29,99 arasındaysa fazla kiloludur, 30 ve üzerindeyse obezdir. 
  • Bel Çevresi Ölçümleri Bu ölçümde VKİ değerlerinden ve bel çevresi genişliğinden yararlanılır. 

VKİ 25’in üzerinde 30’un altında olan erkeklerin bel çevreleri 94 ve 101 cm arasındaysa obezite riskleri fazladır ve uyarı sınırında bulunurlar. VKİ 30 ve üzerindeyse ve bel ölçüleri 102 cm’den fazlaysa yüksek risk grubunda değerlendirilirler. 

VKİ 25’in üzerinde 30’un altında olan kadınların bel çevreleri 80-87 cm arasındaysa arasındaysa obezite riskleri fazladır ve uyarı sınırında bulunurlar. VKİ 30 ve üzerindeyse ve bel ölçüleri 88 cm ve üzerindeyse yüksek risk grubunda değerlendirilirler.

 

Puan:

Obezite Tipleri Nelerdir? Obezite Nasıl Hesaplanır?
Puan: 4.8 (19oy )