Prostat Kanseri Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Evreleri ve Tedavisi


Asıl görevi semenin sıvı kısmını oluşturmak olan Prostat, idrar torbasının hemen altında rektumun ön tarafında yer alan bir salgı bezidir. Erkek üreme sisteminin bir parçası olan prostat bezi, yaklaşık 25-30 gram ağırlığındadır ve ilerleyen yaşla beraber büyüme eğilimi gösterir.

Prostat bezinin büyümesi ve yapısal değişikliğe uğramasından kaynaklanan sağlık problemleri oldukça yaygındır. Bazı prostat rahatsızlıkları hayati tehlike arz etmese de, bazıları ihmal edildikleri ve erken teşhis edilmedikleri takdirde ciddi sonuçlar doğurabilir. Prostat kanseri kişinin sağlığını tehdit eden prostat hastalıklarının başında yer almaktadır. 

Prostat Kanseri Nedir? 

Prostat salgı bezindeki hücrelerin kontrolsüz ve anormal büyümesi sonucunda oluşan Prostat Kanseri, tedavi edilmediği takdirde lenf ve kan damarları aracılığıyla çevredeki dokulara yayılabilir. Erken teşhis edilmeyen prostat kanseri, başta lenf düğümleri ve kemikleri daha sonra ise akciğerleri, karaciğeri ve diğer organları etkileyebilir. 

Prostat kanseri erkekler arasında en yaygın görülen kanser türlerinin başında yer alır. Prostat kanserinin etkileri uzun süre hissedilmeye bilir ve belirtiler şiddetlendiği zaman tedavi güçleşebilir. Bu sebeple uzmanlar erkeklerin özellikle orta yaşlara geldiğinde rutin muayeneler yaptırmalarını ve doktor kontrolüne gitmelerini önermektedirler. 

Prostat Kanseri Belirtileri 

Prostat kanserinin belirtileri, hastalığın ilk aşamasında neredeyse hissedilmez: sinsi ilerleyen bir hastalık olarak tanımlanmasının başlıca sebebi de budur. Belirtileri “iyi huylu prostat büyümesi” ile karıştırılabilir. Prostat kanserinin en yaygın belirtileri arasında: 

  • Semende veya idrarda kan görülmesi,
  • İdrar yapmaya başlarken zorlanma,
  • İdrar akımında zayıflama,
  • İdrar yaparken zorlanma,
  • İdrar yaparken ağrı,
  • Aniden idrar yapma isteği,
  • Kansızlık, halsizlik,
  • Böbrek rahatsızlıkları
  • Ereksiyon problemleri,
  • Kemik ağrıları gibi semptomlar bulunmaktadır. 

Prostat Kanseri Nedenleri 

Prostat kanserinin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Ancak uzmanlar tarafından kabul gören bazı risk faktörlerinin olduğu bilinmektedir. Genetik yatkınlık, ırk ve yaş gibi faktörler prostat kanserinin oluşumuna sebep olabilir. 

Yaş: Prostat kanserinin en güçlü risk faktörünün yaşlanma olduğu kabul edilmektedir. Her erkekte 40 yaşından sonra prostat bezinde büyümeler başlar. İlerleyen yaş ile beraber hormonlarda meydana gelen değişiklikler prostat bezinde yapısal değişimlere sebep olur. Yaş ilerledikçe prostat kanserine yakalanma riski de doğru orantılı bir şekilde artmaktadır. 

Genetik Faktörler: Yapılan araştırmalar sonucunda: kişinin ailesinde prostat kanserine yakalanmış kişilerin olup olması, kişinin hastalığa yakalananlarla yakınlık derecesi gibi faktörler hastalığa yakalanma riskini arttırabilir. Örneğin babası prostat kanserine yakalanmış bir kişinin, bu hastalığa yakalanma riski normalin iki katına çıkmaktadır. Genetik araştırmaların sonuçları da prostat kanserinin genetik faktörler sebebiyle meydana gelebileceğini doğrular nitelikte: klinik araştırmalar sonucunda BRCA 1 geninin prostat kanseri riskini 2 kat arttırdığı tespit edilmiştir. 

Irk: henüz tam olarak nedeni bilinmese de siyahi ırktan olan erkeklerin, diğer ırktaki erkeklere oranla prostat kanserine yakalanma oranlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. 

Prostat Kanseri Teşhisi

Tedavi süreci başlamadan önce, hasta prostat hastalıklarının şikayetleri ile uzmanlara başvuruyorsa öncelikle hastalığın teşhis edilmesi gerekir. Hastalığın var olduğu ortaya çıkarsa uygun tedavi yönteminin belirlenmesi için de bazı testler uygulanmaktadır.

Prostat kanserinin teşhis edilmesinde ve kanser teşhis edildikten sonra vücudun hangi bölümlerine, ne kadar yayıldığını tespit ederken kullanılan belli başlı bazı yöntemler vardır:

  • Parmak ile Rektal Muayene: Prostatın büyüklüğü, şekli ve kıvamı parmak ile kontrol edilir. Kanserli dokular parmakla muayenede sert olduğu için hissedilir. Ancak tek başına yeterli bir teşhis yöntemi değildir.
  • PSA Testi: Prostat kanserinin teşhisinde %100 sonuç vermese de hastalığın seyrinin takip edilmesi açısından oldukça etkili bir yöntemdir. Vücuttaki PSA hormonunun düzeyi ve prostata ait antijen düzeyi ölçülür. Prostat kanserini teşhis ederken tek başına kullanılmaz, diğer tanı yöntemleriyle birlikte daha doğru yorumlanabilir.
  • Transrektal Ultrasonografi: acısız ses dalgaları üreten ve prostat görüntüsünü yansıtan bir alet rektuma yerleştirilir. Ses dalgalarının yansıması sonucu prostatın şekli, büyüklüğü ve iç kesimlerinin görüntüsü hakkında detaylı bilgi alınabilir.
  • Transrektal Biyopsi: Rektumdan prostat bezine uzatılan özel iğneler yardımıyla prostat dokusu örneğinin alınması ve incelenmesi ile teşhis edilme yöntemidir. Biyopsi, prostat kanserini en net teşhis etme yöntemidir. Prostattan doku alma işlemi makattan, bacak arasından ya da yumurtalıkların altından yapılabilir. Alınan doku incelendikten sonra kanser hücrelerinin olup olmadığı ile ilgili kesin tanıya varılır.
  • Radtoaktif Kemik Taraması: Prostat kanseri teşhis edildikten sonra daha detaylı inceleme yapmak için kullanılan bir yöntemdir. Radyoaktif kemik taramasının amacı, kanserli dokuların kemiklere sıçrayıp sıçramadığını anlamaktır. Hastaya; hastalıklı kemiklere yapışma özelliği olan radyoaktif bir madde enjekte edilir; kemik taramasında hastalıklı bölgeler varsa görülür.
  • Bilgisayarlı Tomografi: Pelvik Lenf bezlerinin gösterildiği yöntemde, kanserin diğer iç organlara yayılıp yayılmadığı tespit edilebilir.
  • Manyetik Rezonans Görüntüsü (MRI): Lenf bezlerinde meydana gelen değişimleri ve kanserin diğer organlara yayılıp yayılmadığını tespit etmek için kullanılan yöntemdir. 

Prostat Kanseri Evreleri 

Prostat kanserinin evrelerinin doğru tespit edilmesi uygulanacak tedavinin de içeriğini ve yöntemini belirler. Evrelendirme sistemiyle kanserin ne kadar yayıldığı derecelendirilmektedir. 

Evre I; Kanser sadece prostat bezindedir, genellikle tespit edilemez.

Evre II; Prostat kanseri ilerlemiştir ancak hala prostat bezinin dışına çıkmamıştır.

Evre III; Lenf bezlerine yayılma gerçekleşmemiştir ancak kanserli hücreler prostat bezinin dışına çıkmıştır.

Evre IV; Kanser prostat bezinin dışındaki kas dokularına lenf bezlerine ve organlara yayılmıştır. 

Prostat Kanseri Tedavisi 

Prostat kanserinin tedavisinde, hastalığın ilerleme seviyesine, semptomlarının ağırlığına ve önemine göre farklı tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir. 

  • Aktif izlem: Prostat kanseri klinik olarak önem taşımıyorsa, hastalık çok ağır ilerliyorsa aktif izlem ile hastalığının seyri takip edilir. Herhangi bir müdahalede bulunulmaz, hastaya dikkat etmesi gereken hususlar bildirilir; Kişinin beslenmesine dikkat etmesi, fazla kilosu varsa diyet yapması, düzenli egzersizlere başlaması ve alkol tüketimini kesmesi gerekir. Ancak bu dönemde kişinin doktor kontrollerini aksatmaması ve hastalığın seyrinin doğru takip edilmesi çok önemlidir.
  • Hormon Tedavisi: Androjen Baskılama Tedavisi olarak da bilinen hormon tedavisi; lokal ileri evre metastatik prostat kanserinin tedavisinde kullanılır. Hastalık tekrarlamışsa ve prostat bezinin dışına yayılmışsa, cerrahi müdahale yapılamayacak ölçüde ilerlemişse; prostat kanserine neden olan androjen hormonunu baskılamak için hormon tedavisine başvurulur. Yan etkileri fazla olan bir tedavi şeklidir; kolesterol yükseltir, yağ kitlesini arttırır ve insülin duyarlılığını azaltır.
  • Kemoterapi: Prostat kanseri prostat bezinin dışına yayıldığında ve hormon tedavisi sonuç vermezse kemoterapi tedavisine başvurulur.
  • Radyasyon Terapisi: Prostat kanseri prostat bezinin dışına kemiklere ve organlara yayılmışsa, hastanın ameliyat olması risk teşkil ediyorsa, hormon tedavisine destek olmak için, ameliyat sonrası kanser tekrar etmişse; radyoterapi uygulanabilir.
  • Cerrahi Tedavi: Kanser, prostat bezinden dış bölgelere yayılmamışsa, cerrahi müdahale prostat kanserinin tedavi edilmesi için en uygun yöntem olarak görülmektedir. Prostat kanseri tedavisinde “radikal prostatektomi” ameliyatı yapılmaktadır. 

Radikal Prostatektomi Ameliyatı Nedir? 

Prostat ve yardımcı üreme bezleriyle beraber spermleri taşıyan kanallar çıkarılır. Daha sonra idrar torbası ve idrar yolu birbirlerine uç uca gelecek şekilde birleştirilir. Ameliyat sonrasında idrar sondası idrar torbasının içerisine yerleştirilir ve idrarın vücut dışına çıkarılması sağlanarak diren yerleştirilecektir. 

Radikal Prostatektomi ameliyatı açık ve kapalı yani laparoskopik yöntemlerle yapılabilmektedir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte laparoskopik cerrahinin kullanım alanı genişlemiştir ve prostat kanserinin cerrahi tedavisinde de kullanılmaya başlamıştır.

Laparoskopik radikal prostatektomi karın içinden ya da karın dışından gerçekleşebilir. Bu ameliyatın uygulanmasında robotlardan da yararlanılabilir ve bu şekilde gerçekleşen operasyonlara “robot yardımlı laparoskopik radikal prostatektomi” denmektedir. 

Prostat Kanseri Öldürür mü? 

Prostat kanseri tek başına kişinin hayatını sonlandırabilecek nitelikte bir hastalık değildir. Ancak tedavi edilmesi gerekir. Prostat kanserinin üstesinden gelinebilmesi için erken teşhis edilmesi gerekmektedir. Erken teşhis edildiği takdirde ölümcül risk taşımaz ve kanserli dokular alınarak, kişi sağlığına yeniden kavuşabilir. Prostat kanseri erken teşhis edilmezse ve ihmal edilirse vücudun diğer organlarına yayılabilir. Bu durumda insan hayatı için ölümcül riskinin olduğu söylenebilir.

Prostat hakkında daha fazla bilgi öğrenmek için aşağıdaki makalelerimizden yararlanabilirsiniz. 


Puan:

Prostat Kanseri Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Evreleri ve Tedavisi
Puan: 4.7 (58oy )