Ağız ve Diş Sağlığı

Ağız ve diş sağlığı ülkemizde ve tüm dünyada en önemli halk sağlığı sorunları arasında yer almaktadır. Ağız ve diş sağlığı büyük bir sorun olmasına karşın yeterince önem verilmez. Bunun nedeni ise hayati tehlike oluşturmaması olarak gösterilebilir. Ancak ülkemizde yapılan ağız ve diş sağlığı konusu içindeki diş ve dişeti hastalıkları taramaları sonucunda bireylerin %96’sının bu hastalıklardan etkilendiği ortaya koyulmuştur. Ağız ve diş sağlığı kavramından söz edebilmek için yapısal ya da işlevsel bir bozukluk olmaması, ağız ve dişlerin üstlendikleri görevlerin tamamını yerine sorunsuz olarak yerine getiriyor olmaları gerekir. Bu araştırmanın sonuçlarına göre bireylerin %85’inde ağız ve diş sağlığı kavramından söz edilemeyeceği görülmüştür.

Bu kadar geniş bir kitleyi etkileyen ağız ve diş sağlığı sorunları ancak tek bir şekilde çözülebilir. Bu çözüm ise hastalıkları tedavi etmek değil koruyucu önlemlerin alınmasını sağlamaktır. Ağız ve diş sağlığı konusu içinde karşılaşılan en önemli rahatsızlıklar diş çürümeleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Bu rahatsızlıklar çene kemiğinin erimesi gibi daha ciddi sorunlara yol açabilirler. Ağız ve diş hastalıkları, bireylerin bazı sesleri çıkarmakta zorlanması, çiğneme ya da ısırma güçlüğü çekmesi dolayısıyla bazı sindirim sorunları yaşaması gibi sorunlara yol açabilir. Ayrıca ağız ve diş sağlığı bozulduğunda vücudunuzdaki tüm sistemlerin olumsuz etkileneceği söylenebilir. Ağız ve diş sağlığı kaynaklı hastalıklar ve enfeksiyonlar kalp, böbrek ya da eklemlerde daha önemli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına yol açabilirler.

çok önemli bir konu olan ağız ve diş sağlığı için gereken özenin gösterilmesine dikkat edilmelidir. Tüm hastalıklar için geçerli olduğu gibi erken tanı ve tedavi ağız ve diş sağlığı kapsamındaki rahatsızlıklar için de önemlidir, fakat en önemli husus rahatsızlıkları ortaya çıkmadan önlemek olarak ifade edilebilir. Bunun için ise koruyucu sağlık önlemlerinin alınması ve koruyucu hekimlik uygulamalarının takip edilmesi gerekecektir. çocukluk dönemi bu konunun öneminin kavranabilmesi için en uygun çağlar olarak kabul edilmelidir. çocukluk döneminde ağız ve diş sağlığı hakkında doğru bilgi edinilmesi, ağız ve diş sağlığını koruyacak olan tutum ve davranışların geliştirilmesi gerekir. Bebeklik sırasında süt dişlerinin çıkmaya başlaması ile birlikte ağız ve diş sağlığı konusundaki koruyucu sağlık önlemleri alınmaya başlanmalıdır. Bebeklik döneminde ilaçların ve şeker içeren gıdaların kullanımı sırasında ağız ve diş sağlığı önlemlerinin alınması yerinde olacaktır. Bebekler ilk süren süt dişleri ile birlikte diş hekimi tarafından kontrol edilmeye başlamalıdır. Ağız ve diş sağlığı bakımı ise ona bakan kişiler tarafından yapılmalıdır. Süt dişlerinin çıkmaya başlaması ile birlikte macunsuz olarak ağız ve diş sağlığı temizliği yapılmalıdır. Bu temizlik için yumuşak bir fırça veya temiz bir tülbent kullanılabilir. Bu dönemde buzdolabında bekletilen içi su dolu diş kaşıyıcılar ya da bebeğe bakan kişinin temiz parmakları ile yapacağı masaj bebekleri rahatlatabilir. Diş çıkarttıkları sırada huzursuz olmalarını, diş etlerinin kaşınmasını, el ve parmaklarını ağıza götürmelerini engellemek amacıyla bu yöntemlerden faydalanılabilir.

Süt dişleri, sürekli dişlerden daha az miktarda kalsiyum ve fosfat içermektedir. Ayrıca daha ince bir yapıdadırlar. Bu nedenle daha kolay bir şekilde çürürler. çocukların 3 ile 4 yaş arasında süt dişlerinin tamamlanacağı sürece kadar bahsedilen yöntemlerden faydalanmak yerinde olacaktır. Süt dişleri tamamlandıktan sonra diş hekimine götürülmeleri ve florür cilası olarak isimlendirilen koruyucu hekimlik uygulamasından yararlanmaları uygun olur. Bu yöntem diş çürüklerinin engellenmesi amacıyla kullanılmaktadır. Tespit edilen çürük riskine göre yılda 2 ile 4 kez arasında (diş hekiminin tavsiyesine göre) uygulama yenilenir. 4 yaşından sonra ise kendi başına diş fırçalamaya başlayabilir. çocuktan sorumlu olan kişilerin bu uygulamayı takip etmeleri, doğru ve etkili diş fırçalama yöntemini çocuklara öğretmesi gerekecektir. Daimi dişlerin çıkmaya başlaması ise çocukların yaklaşık 6 yaşında olduğu döneme denk gelecektir. Karışık dişlenme olarak isimlendirilebilecek olan bu dönem ve diş çıkarma sürecinin kontrolü diş hekimleri tarafından yapılmalıdır.

Diş çürükleri ya da diş eti hastalıkları sadece çocuklukta değil, tüm hayat boyunca karşılaşabileceğiniz sorunlar arasında yer alır. çocuklukta edinilen diş fırçalama alışkanlığı hayat boyu devam etmeli ve yılda iki kez diş hekimi kontrolünün yapılmasına özen gösterilmelidir.